Karar Metni
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1908 Esas, 2024/1241 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/301 E., 2023/406 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … ve davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine davalı … tarafından … İcra Dairesi 2022/20405 E. sayılı dosyası ile kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, … ve dava dışı …’ın davacı şirketin yarı yarıya ortağı ve münferit yetkili temsilcileri olduğunu, ortaklar arasında anlaşamama ve bundan kaynaklı davaların devam ettiğini, bu davalar kapsamda şirkete denetim kayyımı atandığını, bu dönemde ortak …’ın şirketi batırmak amacıyla işbu davaya konu olan 2.560.000,00 TL tutarında bir senedi düzenleyerek davalıya verdiğini, söz konusu senedin, sahte bir senet olduğunu, bu nedenle senette belirtilen bedel kadar asıl alacak ile işlemiş faiz alacağı da bulunmadığını takibe konu senetin kötüniyetli olarak düzenlendiğini ileri sürerek takibe konu 2.560.000,00 TL tutarlı senet ve işlemiş faizi kadar şirketin borçlu olmadığının ve davalı ile müvekkili şirket arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişki olmadığının tespitine, Ordu İcra Dairesinin 2022/20405 E. sayılı takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi vermemiş, aşamalardaki beyanlarında bononun davalı tarafından şirkete verilen demirbaşların karşılığı olarak düzenlendiğini ve bu demirbaş bedellerinin ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın şirket ortağı … tarafından şirket adına açıldığı, şirket ortağı … tarafından ise … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2022/555 E. sayılı dosyasında bonodaki imzanın kendisine ait olduğunun kabul edildiği, dava konusu bono tanzim tarihinin 05.07.2022 olması sebebi ile davacı şirketin denetim kayyımı döneminde davacı şirket yöneticisi tarafından düzenlendiği, mahkemece bonoyu düzenleyen münferiden şirketi temsil yetkisi bulunan …’ın yönetim yetkisi kaldırılmadığı için bononun geçerli olduğu, dava açan ortak …’in şirketi tek başına temsil yetkisi bulunduğundan davacı şirkete temsil kayyımı atamasına gerek bulunmadığı, diğer yetkili ortak tarafından davadan feragat edilmişse de davanın sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda görüş aykırılığı oluştuğu ve şirketin feshi için dava açan ortağın feragat beyanının dürüstlük kuralı gereğince geçersiz olacağı, senede karşı kesin delille ispat kuralı gereğince, davacı-borçlunun takibe konulan bononun bedelsiz olduğunu yazılı delille ispatlanması gerektiği, bu kapsamda davacının bu hususu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacı şirket iki ortaklı bir limited şirket olup, her iki ortağın da münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu anlaşılmaktadır. İşbu dava davacı şirket adına ortak-müdür … tarafından açılmıştır. Diğer ortak … ise şirket adına Mahkemeye dilekçe vererek davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Bir şirket müdürü iradesiyle şirket adına söz konusu taşınmaz bononon muvazalı olduğu iddiasıyla dava açılırken diğer bir şirket müdürü tarafından bu davadan feragat edilmiştir. Böylece davacı şirketi tek başına temsile yetkili müdürler arasında davanın sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda görüş ayrılığı ve menfaat çatışması oluşmuş bulunmaktadır. Bu durumda somut olayın özellikleri ve menfaat çatışması sonucu doğuran hallerde davacı şirketin temsili konusundaki ilkeler dikkate alınarak davacı şirkete temsil kayyımı tayin edildikten sonra işin esasına girilip tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken şirkete temsil kayyımı atanmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi re’sen bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...