Karar Metni
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairei
SAYISI : 2021/868 Esas, 2024/1460 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
(Yeniden hüküm kurulmak suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/944 E., 2020/742 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yaklaşık %25 hissedarı olan müvekkilinin 28.03.2018 günü yapılan olağan genel kurul toplantısında 7. maddesinde kâr dağıtım talebinin reddedildiğini, oysa ki şirketin kârlarının tümüyle yedek akçelere eklenmesi ve sadece belli ortaklara huzur hakkı ve ikramiye ödeyerek pay sahibinin kârdan mahrum bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, gündemin 8. maddesinde ise şirketin sermayesinin ihtiyaç olmadığı halde 17.580.000,00 TL’den 25.000.000,00 TL’ye çıkarıldığını, yapılan sermaye artırımı ile müvekkilin şirketteki etkisinin azaltılmasının amaçlandığını, yine gündemin 9. maddesinde yönetim kurulu üyelerine aylık 20.000,00 TL net huzur hakkı ödenmesi kararlaştırılmışsa da yöneticilerin yoğun mesai harcamadıklarını ve tespit edilen huzur hakkı bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek 28.03.2018 günlü davalı şirket genel kurul kararının 7, 8 ve 9. maddelerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzur hakkının yönetim kurulu üyelerinin kanundan doğan hakkı olduğunu, bunun için şirketin kâr etmesine dahi gerek olmadığını, fahişlik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira 2012 ile 2018 yılları arasında 10.000,00 TL net huzur hakkı ödemesi yapılırken 2018 yılına ilişkin olağan toplantıda enflasyon farkı nazara alınarak miktarın 20.000,00 TL’ye çıkarılmasının normal olduğunu, şirketin borçlanmasını önlemek ve kârlılığı sağlamak adına kar payı dağıtımının yapılmamasının şirketin menfaatine olduğunu, öte yandan bankalara kredi borcu altına girmektense sermaye artırımına gidilmesinin şirketin sermaye yapısını güçlendirdiğini, kaldı ki mevcut banka borçlarının tamamına yönetim kurulu üyelerinin kefil olması nedeniyle şahsi mal varlıklarının riske girdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplantının sermaye arttırımına ilişkin 8 numaralı gündem maddesi yönünden; davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 376. maddesi kapsamında öz kaynak yapısı incelenmekle 2014-2017 yılları arasında hiçbir dönemde iflas riskinin bulunmadığı, şirketin nakit sermaye artırımını gerektirecek herhangi bir yatırım veya işletme projesinin varlığına dair herhangi bir delil ve savunma getirilmediği, sürekli artan miktarda kredi kullanımının söz konusu olduğu ve bu kredi borçlarının çevrilebilmesi için yeterli nakdin sağlanamadığı, artırılması istenen sermaye bedelinin tahsili beklenen şirket alacakları ile sair alacaklara binaen kredi bakiyeleri içerisinde çok küçük bir etkisinin olacağı, diğer yandan davacının hissesinin artırıma bağlı olarak %25’ten %18’e düştüğü, dolayısıyla davacı hissedarın şirketteki gücünün etkisizleştirilmeye çalışıldığı, TTK’nın 445. maddesi bağlamında sermaye arttırımının afaki iyiniyet kuralına aykırı olduğu, bu durumda toplantıda alınan 8 numaralı kararın iptali gerektiği, toplantının 9 numaralı gündem maddesi yönünden; yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödemelerinin 2012 yılından bu yana 10.000,00 TL iken 2018 yılına ilişkin olağan toplantıda 20.000,00 TL’ye çıkarılmasında ortaklığın mali durumu, yöneticilerin yapmış olduğu işin kapsam ve mahiyeti dikkate alınarak herhangi bir usulsüzlük, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık görülmediği, toplantının 7 numaralı gündem maddesi yönünden ise; şirketin 2017 dönemi net kârının 2016 yılına nazaran %14,02 oranında azalış gösterdiği, şirketin bir önceki yıla göre kârlılığının düşmesi karşısında önlem olarak kâr dağıtımı yapılmamasında herhangi bir beis görülmemiş olup 7. maddeye ilişkin talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı … … Otomotiv Ticaret A.Ş.’nin 27.03.2018 tarihinde yapılmış olan 2017 yılı genel kurul toplantısında alınan 8. maddenin iptaline, genel kurulun 7 ve 9. maddelerine ilişkin iptal davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplantının 8. gündem maddesi yönünden; davalı şirketin teknik iflas riskinin olmadığı, şirketin nakit sermaye arttırımını gerektirecek herhangi bir yatırım veya işletme projesinin varlığına ilişkin somut bir gerekçede bulunmadığı, genel kurulca alınan sermaye arttırımına ilişkin kararın iptaline karar verilmesinin isabetli olduğu, toplantının 9. gündem maddesi yönünden; huzur hakkı miktarının emsal şirket uygulamasına göre makul olduğu, huzur hakkına ilişkin genel kurul kararının kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı bir yön bulunmadığı, genel kurulca alınan huzur hakkına ilişkin kararın iptali isteminin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, toplantının 7. gündem maddesi yönünden ise; davalı şirketin incelenen mali yapısı ve taraf iddia ve savunmaları göz önüne alındığında şirket kârının sermaye arttırımında da kullanılmamasının, iptale konu kararda sadece piyasa koşullarının dayanak gösterilmesinin dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığı, kâr payı dağıtımının ticari işletmenin gereği olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince genel kurulca alınan kâr payı dağıtılmamasına ilişkin kararın iptali isteminin reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile davalı … … Otomotiv Ticaret A.Ş.’nin 27.03.2018 tarihinde yapılmış olan 2017 yılı genel kurul toplantısında alınan 7 ve 8 numaralı maddelerin iptaline, genel kurulun 9. maddesine ilişkin iptal davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...