MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2024 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.04.2025
Karşı OyYok
Dava Konusu: Telif

Karar Metni

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/759 Esas, 2023/1687 Karar
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/42 E., 2019/583 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 15.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat …, davalı … vekili Avukat …, davalı … vekilleri Avukat … ile Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünya çapında ve ülkemizde oldukça tanınan Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı bir sanatçı olduğunu, kinetik heykel denildiğinde akla ilk müvekkilinin geldiğini, müvekkilinin kinetik heykellerinin Rio 2016 Olimpiyatlarının açılışında kullanıldığını, davalı … ile…Mobilya A.Ş’nin yaptırdığı ve müvekkilinin dünyaca tanınmış eserinden kopya edilerek meydana getirilen eserin … marina girişinde yer alan parkta sergilendiğini, bu durumun müvekkilinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan (FSEK) kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğunu, söz konusu tecavüz nedeni ile … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/7 D. iş sayılı dosyası ile yerinde keşif ve tespit yaptırıldığını, bu dosyada davalı ürününün müvekkili eseri ile aynı olduğunun, müvekkilinin işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma arz hakların ihlal edildiğinin belirlendiğini ileri sürerek, müvekkilinin FSEK’ten kaynaklı eser sahipliğine ilişkin mali ve manevi haklarına tecavüz edildiğinin tespitine, tecavüzün refine, FSEK’in 68. maddesi uyarınca şimdilik 1.000,00 USD’nin ya da fiili ödeme günündeki TL karşılığının işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, 20.000,00 USD manevi tazminatın ya da fiili ödeme karşılığının işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile telif tazminatı talebini 82.500,00 USD’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı …Ş. vekili cevap dilekeçsinde; yokluklarında yapılan keşfi kabul etmediklerini, eserin davacıya ait olduğu iddialarının beyandan öteye gitmediğini, dava konusu eserin dünyada bilinen bir eser olduğunu, eserin hak sahibi olabilmek için eser sahibi sanatçının adının yazılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı … Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; dünyada birçok benzeri olan ve umuma açık sergilenen ürünün, müvekkilince diğer davalı Şirkete yaptırıldığını, dolayısıyla davanın muhatabının da diğer davalı olduğunu, davaya konu eserin davacı eserinin aynısı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile söz konusu ürünün FSEK kapsamında güzel sanat eseri (uygulamalı sanat eseri) olduğu, iki eser arasında benzerlik oranının %40, farklılık oranının % 60 bulunduğu, en bariz benzerliğin, ilk bakışta görünen heykelin kaidesinde oluşan eğimin benzerliği olduğu, heykelin büyük kısmı bu kaideden oluştuğu için doğal olarak böyle bir izlenim uyandırdığı, bir sanat eserinin çalıntı olarak adlandırılabilmesi için en az % 51 benzerlik oranı taşıması gerektiği, davacının tüm sanat çevresi tarafından tanınan, kinetik heykel sanatının önde gelen temsilcilerinden biri bulunduğu, eserlerinin tüm dünyada beğeniyle karşılanan bir sanatçı olduğu, davacının yaptığı heykelin, rüzgar gücüyle çalışan, rüzgarın hızlı ya da yavaş esişine göre hareket eden, yıllarca süren bir statik, doğa konum incelemesinden sonra en uygun yere yerleştirilmek üzere her bir parçası elle üretilerek, kılı kırk yararak oluşturulan bir sanat eseri iken, …’deki örneğin, elektrik enerjisiyle çalışan, her parçası makine üretimi olan, soğuk ve pek bir anlam ifade etmeyen bir makine izlenimi verdiği, bunun esinlenme aşamasında kaldığı, bir eseri taklit etmek ile eserden esinlenme ve yararlanma serbestisinin birbiri ile karıştırılmaması gerektiği, dava konusu eserin de esinlenme sonucu oluşmuş yeni bir ürün olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle 3 farklı heyetten alınan bilirkişi raporları sonucunda, davacıya ait heykelin FSEK’in 4. maddesi kapsamında güzel sanat eseri olduğu, eserin sahibinin davacı olduğu, dava konusu eserin, davacı eserine aynılık derecesinde benzer bulunduğu, aksi yöndeki 27.05.2022 tarihli bilirkişi raporundaki açıklamalara itibar edilmediği, davalıların izinsiz bir biçimde, davacıya ait eserin benzerini yaparak sergilemeleri, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan çoğaltma mali hakkı ile adın belirtilmesi ve umuma arz manevi haklarının ihlali sonucunu doğurduğu bu kapsamda vaki tecavüz nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat isteyebileceği, davacı Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olduğundan ve eserlerini USD üzerinden sattığından maddi tazminat talebini USD olarak isteyebileceği, söz konusu işin yapılmasına en yakın tarihli olan ve Kanada’da benzer bir heykelin satışına ilişkin faturada, heykelin satış fiyatının 275.000,00 USD olarak gösterildiği, bu fiyatın içinde maliyet ve işçilik giderleri gibi unsurların da yer aldığı, davacı gibi tanınmış sanatçıların isteyebilecekleri telif oranının %20 olduğunun 23.09.2023 tarihli raporda açıklanması, davaya konu eserin niteliği ve sergilenme amacı, ihlalin coğrafi yaygınlığı gibi hususlar gözetildiğinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 55.000,00 USD isteyebileceği, FSEK’in 68. maddesi uyarınca bu miktarın üç katının 165.000,00 USD edeceği, davacının talebinin 82.500,00 USD olduğu, FSEK 68. maddesi kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda, mahkemece verilen hüküm ile artık hak sahibi ile haksız kullanımla ihlalde bulunan kişi arasında farazi bir sözleşme kurulduğu kabul edildiğinden, davacının ref talebinin reddedilmesinin gerektiği, her ne kadar davacı Amerika Birleşik Devletleri uyruklu ise de davacı eserinin Türkiye’de izinsiz biçimde kullanıldığı, dolayısıyla manevi acının ve zararın Türkiye’de doğduğu, dolayısıyla manevi zarara Türk Lirası üzerinden hükmedileceği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile davalıların, davacının FSEK’den kaynaklanan eser sahipliğine ilişkin mali ve manevi haklarına tecavüz ettiklerinin tespitine, FSEK’in 68. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak 82.500,00 USD’nin fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödedikleri en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...