MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2022 / ****
Karar No 2023 / ****
Karar Tarihi **.12.1995
Karşı OyYok
Dava Konusu: Elatmanın Önlenmesi

Karar Metni

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1328 E., 2021/1984 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/320 E., 2019/29 K.

Taraflar arasındaki tapu kaydına şerh verilmesi, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı-birleştirilen davalı … vekili ve davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleştirilen davalı … vekili ve davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; evveli Hazine’ye ait olan davaya konu 109 ada 1 parselin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde 27.05.2013 tarihinde davalılarca satın alındığını, satış şartnamesinde ihaleyi alan kişi olarak davalılardan … görünse de ihale sürecindeki işlemler sırasında arsanın mülkiyetinin her iki davalı üzerine geçirildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan ve mülkiyeti Akyazı Belediye Başkanlığına ait olan 2 katlı kargir bina için 27.05.2013 tarihli Satış Şartnamesinin “Özel Şartlar” kısmında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45 inci maddesi gereği şerh düşüldüğünü; ancak bu hususun tapu kayıtlarında beyanlar hanesine işlenmediğini, bu nedenle 109 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde kurulu 2 katlı kargir binanın mülkiyetinin tapu kayıtlarından da anlaşılabilmesi için tapu kaydının beyanlar hanesine bu yönde şerh düşülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar …vekili birleştirilen dava dilekçesinde; 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında davacıların mülkiyet hakkını hukuka aykırı olarak sınırlayacak hiçbir şerh ve beyan bulunmadığını, ihale tarihinden bugüne kadar Belediyenin kendisine ait olduğunu iddia ettiği binayı diğer davalılara kiraya vermek, kiralarını bizzat almak suretiyle işgal ettiğini, Belediyenin ecrimisil ödemekten kaçınmak adına tapu kaydına şerh konulması talepli asıl davayı açtığını belirterek davalılar tarafından yapılan el atmanın önlenmesini, 2013, 2014 ve 2015 yılları için 26.500,00 TL ecrimisilin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar vekili asıl davaya verdiği cevabında; hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, davacı ile birlikte Sakarya Büyükşehir Belediyesinin birlikte açması gerektiğini, davalılardan …’un ihale ve şartname ile bağı bulunmadığından şartnamenin bu davalı yönünden bağlayıcılığı olmadığını, husumetten davanın reddi gerektiğini, davalıların ihale sonucunda satın almış oldukları taşınmazın tapuya tescil işlemi yapıldığında ve sonraki aşamalarda davalıların mülkiyet hakkını hukuka aykırı olarak sınırlayacak şerh ve beyanın bulunmadığını, mülkiyet davalılarda olmasına rağmen davacı Belediyenin binayı kiraya vermek ve kiraları bizzat almak suretiyle taşınmazı işgal ettiğini, davacı Belediyenin ecrimisil ödemekten kaçınmak amacıyla bu davayı açtığını, davanın reddini savunmuştur.

2. Davacı-birleştirilen davada davalı … Belediyesi birleştirilen davaya verdiği cevap dilekçesinde; satış ihale dosyasında arsa ve üzerindeki tüm muhdesatın bedelinin ayrı ayrı düzenlendiğini, satışa konu edilmeyen köy konağının bedeli ödenmediğinden davacıların üzerinde hak iddia edemeyeceklerini dile getirmiştir.

3. Birleştirilen davada davalılar Adnan, Naim, …; birleştirilen davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla “…asıl davada yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanları doğrultusunda ihale şartnamesinde binaya ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, binanın mülkiyetinin belediyeye ait olduğunun sabit olduğu; birleştirilen davada, taşınmazın tapu kaydında mülkiyeti sınırlayacak herhangi bir tahdidin ve şerhin bulunmadığı, taşınmazın bu şekli ile alındığı, taşınmaz üzerindeki binanın belediye tarafından kiraya verilerek bedellerinin tahsil edildiği, davacı tarafın bu taşınmaz satıldığı tarihte binanın varlığından haberdar olduğu, hukuk düzeninin kötüniyetli kişileri korumayacağı ancak davacının dava konusu binanın kiralanması ve binaya merdiven ve sundurma yapılmak suretiyle tecavüz ettiğinin de açık olması nedeniyle tecavüz edilen kısımlar yönünden davalı … hariç tutulmak suretiyle tecavüzün men’ine ve işgal edilen kısımlar yönünden ecrimisil ödenmesi gerektiğine karar verilerek 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı kargir binanın davacı … Belediyesi’ne ait olduğu hususunun şerh düşülmesine; birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 8.004,97 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar …, … AV, … ve …’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan bina haricinde kalan kısımlar yönünden müdahalenin men’ine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili, davacı-birleştirilen davada davalı … vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili; bina ile ilgili tapuya şerh düşülmemesine davalıların sebep olmadığını, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden davalıların sorumlu olamayacağını, maktu harç alınması ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, birleştirilen dava yönünden ecrimisil hesabında hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, arsa üzerinde kâr amacı güden işletmeler olduğunu, hükmün bozulmasını istediklerini dile getirmiştir.

2. Davacı-birleştirilen davada davalı … vekili, davacılar araziyi satın aldıklarında binanın şu anki hâli ile kullanıldığını, bina üzerinde haksız olarak yapıldığı iddia edilen yapıların davalıların babası Selahattin Toy’un muhtar olduğu dönemde yapıldığından davalıların haberdar olduğunu, müdahalenin men’i talebinin kabulünün doğru olmadığını dile getirmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili, davacı-birleştirilen davada davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili; bina ile ilgili tapuya şerh düşülmemesine davalıların sebep olmadığını, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden davalıların sorumlu olamayacağını, maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, birleştirilen dava yönünden ecrimisil hesabında hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, arsa üzerinde kâr amacı güden işletmeler olduğunu, hükmün bozulmasını istediklerini dile getirmiştir.

2. Davacı-birleştirilen davada davalı … vekili; davacılar araziyi satın aldıklarında binanın şu anki hâli ile kullanıldığını, bina üzerinde haksız olarak yapıldığı iddia edilen yapıların davalıların babası Selahattin Toy’un muhtar olduğu dönemde yapıldığını, bu nedenle davalıların bu durumdan haberdar olduğunu dile getirmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu kaydına şerh verilmesi; birleştirilen dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü ve 1009 uncu maddeleri.

2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...