MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2022 / ****
Karar No 2023 / ****
Karar Tarihi **.10.2023
Karşı OyYok
Dava Konusu: Elatmanın Önlenmesi

Karar Metni

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1624 E., 2022/550 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/247 E., 2021/219 K.

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sakarya ili, Erenler Mahallesi 1285 ada 1 numaralı parselde bulunan yapının müvekkilinin baba evi olduğunu, müvekkilinin 2013-2014 yıllarında evlendikten sonra bu yapının üzerine bir kat çıkarak dairesini ve çatısını inşa ettirdiğini, davaya konu taşınmazın tapu devrinin davalı tarafından muvazaalı şekilde 27.08.2008 tarihinde alındığını, tapu devri tarihinde taşınmazın tek daireden ibaret olduğunu ileri sürerek dava konusu parseldeki bir kat yapı ve çatının müvekkili tarafından yaptırıldığının tespitine karar verilmesini, bu talepleri kabul görmez ise anılan daire ve çatının sebepsiz zenginleşme doğrultusunda masraflarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu taşınmazı 27.08.2008 tarihinde Albaraka … Katılım Bankası A.Ş.’den satın aldığını, davacının işgalci konumunda olması nedeniyle müvekkili tarafından elatmanın önlenmesi davası açıldığını, davacının iddia ettiği 2 nci katın müvekkili tarafından satın alındığı dönemde zaten bulunduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Belediyeden gelen yapı ruhsatında davacının iddia ettiği kısmın ruhsatının bulunmadığı görülmektedir. Taşınmazın 2006 yılında Albaraka …’e ve oradan 2008 yılında davalıya satıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 2013-2014 yıllarında taşınmazda mülkiyet … bulunmayan hissedar olmayan davacının inşa ettiğini iddia ettiği yapının tarihinin Albaraka … ‘e devirden öncesinde olması beklenir.

Bu durumda; zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl ve öğrenmeden itibaren 2 yıl geçmiş olmakla talebin reddi gerekmektedir” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın esasına girilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini,

2. Somut olayda muvazaalı işlem olduğunu, taşınmazın gerçekte mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu davalının bildiğini, davalının 2008 yılında mülkiyeti ele geçirmesine rağmen müvekkiline herhangi bir ihtarname göndermediğini, kira da talep etmediğini, müvekkilinin reddi miras nedeni ile tapu iptali ve tescil davası açılmadığını, bu nedenle bu davayı açtığını, elatmanın önlenmesi dava dosyasında dinlenen tanıklar itibari ile davalarına konu ettikleri muhdesat niteliğindeki yapıların 2013-2014 yıllarında müvekkili tarafından yapıldığının belirtildiğini, dolayısıyla zamanaşımına yönelik verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “….Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

Somut olayda, davacının dava konusu taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir payının bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince muhdesatın tespiti yönünden hukuki yarar yokluğundan talebin reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Davacı tarafın kademeli talebi olan sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olarak ise dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ilk derece mahkemesince zamanaşımı nedeni ile karar yerinde tartışılan gerekçe içeriğine göre davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Müvekkilin muvazaalı işlemden kaynaklı olarak tapu iptal davası açılmasının mümkün olduğunu ve dava açmakta hukuki yararı bulunduğunu,

2. Davalının 2008 yılında taşınmazı üzerine almasına rağmen o tarihten bu yana müvekkillinee her hangi bir ihtar göndermediğini, müvekkilden kira talep edilmediğini,

3. Dava konusu taşınmazın 2013-2014 yıllarında müvekkili tarafından inşa edildiği. taraflar arasındaki müdahelenin meni dava dosyasında yapılan keşif mahallinde dinlenen tanık beyanlarıyla da hususun sabit olduğunu,

4. TBK 82 nci maddesi kapsamında başkasına ait taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların değerini artıran iyileştirici nitelikteki giderlerin, koşullarının varlığı halinde, maliklerinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebileceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

4721 … … Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 684 üncü, 718 inci maddeleri, 22.12.1995 tarih ve 1/3 … Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir  arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...