MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2021 / ****
Karar No 2021 / ****
Karar Tarihi **.11.2021
Karşı OyYok

Karar Metni

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.01.2014 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.03.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
1.DAVA
1.1. Davacı kayyım vekili dava dilekçesinde, İzmir ili, Bornova ilçesi, 71 parselde paydaş olan Nefise(Mirasçıları)’na İzmir Defterdarının kayyım olarak atandığını, söz konusu taşınmazın 70,93m²’sinin davalı tarafından kullanıldığını belirterek, 04.04.2007-04.04.2012 arası için 9.552,00TL ecrimisil talep etmiştir.
2.CEVAP
2.1. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, süresi içinde cevap dilekçesi verilmemiştir.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, davalının dava konusu taşınmazda fazladan kullandığı 8.15m² üzerinden hesaplanan 1.578TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarihli ve 2016/5342 Esas- 2016/4453 Karar sayılı ilamı ile harç eksikliği nedeniyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece harç eksikliği tamamlanarak, davanın kısmen kabulüne, 15.78TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4. TEMYİZ
4.1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
4.2. Temyiz Nedenleri
4.2.1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazla ilgili farklı davalılara açılan emsal dosyaların bulunduğunu, bozma ilamında belirtilen hususların yerine getirilmediğini ileri sürmüştür.
4.2.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin dava konusu taşınmazda paydaş olup, diğer paydaşlarla yapılan rızai taksim sonucu kendisine düşen yeri kullandığını belirterek, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
5. YARGITAY KARARI
5.1. Dava, paydaşlar arasında görülen ecrimisil talebine ilişkindir.
5.2. 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 14.07.2004 tarih, 5219 sayılı Kanunla Değişik 427. maddesi uyarınca, karar tarihinde temyiz sınırı 2.270TL olup, temyiz konusu yapılan ecrimisil miktarı temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
5.3. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
5.4. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
5.5. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
5.6. Somut olaya gelince; mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Dava konusu 71 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan Nefise mirasçıları saptanamadığından İzmir Sulh 4. Hukuk Mahkemesinin 18.12.2012 tarihli ve 2012/1976 Esas 2012/2250 Karar sayılı ilamı ile 3561 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca İzmir Defterdarının kayyım tayin edildiği, anılan taşınmazda Nefise’nin 1/2, davalının ise 198/6912 payının olduğu, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, davalının toplam 150m² yer kullandığı, davalının payından fazla kullandığı yerin ise 8,15m² olup, ecrimisil hesabının bu yer üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır.
5.7. Payı kayyım tarafından temsil edilen Nefise’nin zeminde 1/2 oranında paydaş olduğu ve davalının kullandığı toplam yer gözetilerek belirlenecek ecrimisil üzerinden Nefise’nin payı oranında ecrimisile karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...