MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2021 / 2274
Karar No 2022 / 256
Karar Tarihi 10.01.2022
Karşı OyYok
Karar SonucuREDDİNE, BOZULMASINA

Karar Metni

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.01.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili ve davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, İİK’nun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalılardan …’nın davacıya olan borcundan dolayı Rize İcra Müdürlüğünün 2012/7190 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun murisi …’nın paydaşı olduğu …,… sahife:75, 5 ve 7 sıra numaralı taşınmazlarda borçlunun hissesine alacak nedeniyle haciz konulduğunu ve icra mahkemesinden iş bu davayı açmak üzere yetki verildiğini belirterek dava konusu taşınmazlarda ortaklığın mümkünse aynen, değilse satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili ile davalı … temyiz etmiştir.
Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İcra İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip davacı tarafa icra hakiminden yetki belgesi almak üzere süre verilmelidir.
İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı …’nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Bir kısım davalılar vekilinin temyiz istemine gelince;
Dava, alacaklının açtığı ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 05.06.2015 tarihinde fen, inşaat ve ziraat bilirkişileri refakatiyle dava konusu taşınmazlarda keşif yapılarak tapu kaydının uygulandığı sırada kadastro uygulaması bulunmamaktadır. Sonraki bir tarihte dava konusu taşınmazlarda kadastro uygulaması tesis edilerek parsel numaraları belirlenmiştir. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazların davalı borçlu adına tespit edildiğini iddia etmektedir. Bu durumda mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak ve gerekirse taşınmazların başında yeniden keşif yapılarak dava konusu yerlerin kadastro uygulaması sırasında hangi parsel numaralarını aldığının tespiti ile davalı borçlunun payının veya tek başına mülkiyetinin bulunması halinde alacaklı davacının davada hukuki yararının bulunup bulunmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no’lu bent gereğince bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın davalı … ve …’ya iadesine, 10.01.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.