Karar Metni
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
…
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02/05/2007 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/05/2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, …,… ada, 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; …,… ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda; mahkemece, dava konusu …,… parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliklerinden …’ın ölü olduğu tespit edilerek davacı tarafa … mirasçılarını davaya dahil etmek üzere yetki ve süre verilmiştir. Davacı taraf verilen süre içinde, Kınık Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/216 Esas, 2009/242 Karar sayılı ilamı ile …’a ait mirasçılık belgesini temin ederek. mirasçılarının davaya dahil edilmesini istemiştir.
Mahkemece, her ne kadar Kınık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/216 esas, 2009/242 karar sayılı mirasçılık belgesi esas alınarak taraf teşkili sağlanmış ve yargılama bu şekilde sonuçlandırılmışsa da; taşınmazın tapu kaydında, …’ın baba adının …olduğu, Kınık Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve hükme esas alınan mirasçılık belgesindeki … isimli kişinin baba adının ise … olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, temyiz dilekçesinin ekinde sunulan Kınık Sulh Hukuk Mahkemesinin 1987/82 Esas ve 1987/147 Karar sayılı mirasçılık belgesinde de … baba adının …olduğu ve mirasçılarının Kınık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/216 Esas, 2009/242 Karar sayılı ilamında belirtilen kişiler ile aynı olmadığı tespit edilmiştir.
Bu açıklamalara göre, tapu kaydındaki …kızı … ile hükme esas alınan Kınık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/216 Esas, 2009/242 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki … kızı …’ın aynı kişiler olmadığı açıktır.
O halde mahkemece, dava konusu taşınmazın tapu kaydında malik görünen ve T.C. kimlik numarası tapu kaydında açıkça yazılı olan … kızı …’ın mirasçılık belgesinin temini ile mirasçılarının davaya katılmasının sağlanması gerekirken, taraf teşkili oluşmadan dosyayla ilgisi bulunmayan … kızı … isimli kişinin mirasçılık belgesi esas alınarak yargılamanın tamamlanması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harçların yatıranlara iadesine, 07.02.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.