Karar Metni
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … Mahallesi, 187 ada 91 ve 93 parselde kayıtlı taşınmazlarda tarafların hissedar olduklarını, ancak taraflar arasında rızaen satış veya taksimin mümkün olmadığını beyan ederek; taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Duruşmaya katılan davalılar …, …, …beyanlarında; taşınmazın satılmasını ve herkesin payını almasını;
Davalılar …. ve … taşınmazın satılmasını istemediklerini;
Davalı …, anlaşma ihtimali olduğu için tarafına süre verilmesini;
Davalı … Türker, taşınmazların satılmasını istemediğini, İmar Kanununun 15, 16, 17 ve 18 inci maddelerinin uygulanması gerektiğini;
Davalı … vekili; taraflar arasındaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini; talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18/05/2015 tarihli ve 2014/74-2015/207 E.K. sayılı kararıyla; “…Yargılama sırasında temin edilen güncel tapu kaydına göre davacının taşınmazda malik sıfatının kalmadığı, davacı vekilinin de beyanında bu durumu teyit ettiği, varlığının dava koşullarından olup takip yetkisi bulunmayan davacının davasını takip edemeyeceği, bu koşulların yargılamanın her aşamasında gözetilebileceği…” gerekçesiyle; davanın HMK 53 maddesi uyarınca aynı Yasanın 114/1-e ve 115/1-2’nci maddeleri doğrultusunda reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/171 Esas, 2019/7289 Karar sayılı kararıyla;
“… Dava konusu taşınmazlara ilişkin güncel tapu kayıt suretleri dosya arasına alınmış, davacı Naciye Türker’in dava konusu taşınmazlardaki payını satmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı …vekili 02.04.2015 tarihli celsede davayı takip etmediklerini belirtmiştir. Ne var ki aynı tarihli celsede davalı … vekili davayı takip edeceği yönünde beyanda bulunduğundan ve yukarıda belirtildiği üzere ortaklığın giderilmesi davaları iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğundan işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemenin, başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“…1- Dava konusu taşınmazın büyüklüğü ile hisse ve hissedar sayısı göz önünde bulundurularak taşınmazın aynen taksimi mümkün olmadığından ortaklığın satış suretiyle giderilmesi ve özel sebep bulunmadığından tarafların menfaati göz önünde bulundurularak satışın umum arasında açık arttırma suretiyle yapılması gerektiği…” gerekçesiyle; davanın kabulüne, … Mahallesi, 187 ada 91 ve 93 parsel sayılı taşınmazın umum arasında yapılacak açık arttırma yoluyla tüm yükümlülükleri ile birlikte satılarak ortaklığın giderilmesine,
2-…Mahallesi, 187 ada 91 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilecek muhtesat bedelinin % 1,537’sinin muhtesat bedeli olarak davalı … mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında dağıtılmasına, kalan kısmın paydaşlara tapu kaydındaki hisseleri ve veraset ilamındaki payları oranında dağıtılmasına,
3-… Mahallesi, 187 ada 93 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilecek muhtesat bedelinin % 3,555’inin muhtesat bedeli olarak davalı …’ya verilmesine, kalan kısmın paydaşlara tapu kaydındaki hisseleri ve veraset ilamındaki payları oranında dağıtılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili: Yargılama sırasında; 2021 yılında …’ın ve 2022 yılında …’in vefat ettiğini ancak mirasçılarının usule uygun olarak davaya dahil edilmediklerini, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, taşınmaz fiilen taksim edildiği halde raporda taşınmazın taksiminin mümkün olmadığı yönünde mütalaa verildiğini, bilirkişi raporunda özellikle 187 ada 93 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatların davalılardan …’e ait olduğu belirtildiği halde raporla çelişkili olarak hüküm fıkrasında muhdesatların bedelinin müvekkili …’ya ödenmesi yönünde hatalı olarak hüküm kurulduğunu beyan ederek; hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Davalı … vekili: Yargılama sırasında 2021 yılında …’ın ve 2022 yılında …’in vefat ettiğini ancak mirasçılarının usule uygun olarak davaya dahil edilmediklerini, taşınmazdaki tüm maliklerin isimlerinin gerekçeli karar başlığında yer almadığını, müvekkiline ait ev ve ağaç bedellerinin hükümde oranlama şeklinde gösterilmesinin müvekkilinin zararına olduğunu beyan ederek; hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ortaklığın satış suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3.Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İncelenen dosya kapsamına göre yukarıda açıklandığı üzere; ortaklığın giderilmesi istemli davalarda; paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%…) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
3.Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
4.Somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde, ürün verme yeteneğinde olan 320 adet narenciye ağacı ve diğer ağaçlar ile 100 m2 oturumlu yapıdan ibaret muhdesatın davalılardan … tarafından meydana getirildiği, söz konusu muhdesatın aidiyetinin adı geçen davalıda olduğu ve diğer paydaşlarca taşınmaz üzerindeki bulunan bu muhdesatın kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak bu tespite rağmen, yani muhdesat üzerinde paydaşların (ortaklar) hak iddia etmedikleri, özellikle temyiz gelen paydaşların dilekçelerindeki beyanları, 187 ada 93 parseldeki muhdesatın paydaşlardan …’e ait olduğunun davalı/paydaş …’nın da kabulünde olduğu ve bu kabulün temyiz dilekçesinde de tekrar dile edildiği anlaşılmıştır.
5. O halde; yukarıda dört (4) numaralı bentteki tespite rağmen, 187 ada 93 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilecek muhtesat bedelinin davalı/paydaş Gül Orhangü’le ödenmesi yönünde hüküm kurulmaması, diğer paydaşların iradeleriyle ve hükme esas bilirkişi raporu ile deörtüşmeyecek şekilde “187 ada, 93 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilecek muhtesat bedelinin davalı …’ya verilmesine” dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...