MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2023 / ****
Karar No 2024 / ****
Karar Tarihi **.09.2021
Karşı OyYok

Karar Metni

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, hissedarı olduğu 1487 ada 81 parsel sayılı taşınmazla ilgili ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını, taşınmaz üzerinde davacı şirkete ait dükkan bulunduğunu, dükkanın davacı şirkete ait olduğunu davalılar dışındaki tüm diğer davalıların kabul ettiğini, 1487 ada 81 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan Sivas 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1146 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda “D” harfi ile gösterilen yapının (muhdesatın) davacı şirkete ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Dahili davalı … vekili; müvekkili Belediye Başkanlığı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın davalı … yönünden hukuki yarar yokluğundan usulden, diğer davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; dava konusu muhdesatın davacı şirkete ait olduğunun tapunun geldi kayıtları ve bilirkişi raporu ile ispat edilmiş olmasına rağmen Mahkemenin ispat edilemediğinden bahisle davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacı imar öncesi 1487 ada 50 parsel sayılı taşınmazda tek başına malik olması ve bilirkişi raporuyla da muhdesatın 1481 ada 81 parsel sayılı taşınmazın imar öncesi davacı adına kayıtlı 1487 ada 50 parsel sayılı taşınmazın isabet ettiği alan içinde kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın … yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yününden davanın kabulüne, 1487 ada 81 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve dosya içerisinde bulunan 25.07.2022 tarihli bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen bilirkişi rapor ve krokisinde “davaya konu muhtesat” olarak gösterilen yapının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili; davacı muhdesatın kendine ait olduğunu ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı Belediyenin tasarrufunun bulunmadığının belirtildiğini, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.).

3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...