Karar Metni
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 29.05.2024
SAYISI : 2021/281 E., 2024/588 K.
DAVALILAR : … vd. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 27.12.2018
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/98 E., 2020/261 K.
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 29.05.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamı itibariyle temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 29.05.2024 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
I. DAVA
Davacı vekili, tarafların paylı malik oldukları 296 ada 107 parsel sayılı taşınmazda yer alan 1,3,5,7 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerin davalılarca uzun yıllardır kiraya verilerek kullanıldığı ve kira gelirlerinden davacıya herhangi bir pay verilmediğini belirterek dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, meskenlerin davalılar tarafından kiraya verilmediğini, boş durumda olduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazların tümünün davalılar tarafından kiraya verilmek sureti ile kullanıldığı, davacı tarafın davasını ıslah etmediği, bu itibarla dava dilekçesi ile talep edilenden daha fazlasına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile 35.000,00 TL ecrimisil alacağının yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalılar vekili, ecrimisil miktarlarının hatalı hesaplandığını ileri sürerek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davacı vekili, bilirkişilerin hatalı hesaplama yaptığını bu durumda kesin karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, HMK gereğince takdiri bir delil olan tanık delilinin usulünce alınmış bilirkişi raporuna üstün tutulmasının sebebinin kararda açıklanmadığını, keşifte taşınmazların kiralanarak kullanıldığı sabitken kirada olup olmadığının tanık delili ile ispatlanamadığı şeklindeki gerekçenin hukuki olmadığını, aynı yerle ilgili Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/7 Esas sayılı dosyası üzerinden de ecrimisile hükmedildiğini ve hala aynı kiracılar tarafından dava konusu taşınmazların kullanıldığını, davalı vekili tarafından dava konusu 1 No.lu bağımsız bölümün kiraya verildiğinin gerek dava aşamasında ve gerekse de istinaf dilekçelerinde kabul edilmiş olmasına rağmen aksine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşifler sırasında gerek mahkeme gözlemi ve gerekse bilirkişi raporları ile de tespit edildiği üzere, davaya konu taşınmazlardan 9 numaralı bağımsız bölümün boş olduğu ve davalılar tarafından kiraya verilmek sureti ile gelir elde edilip edilmediği ispatlanmadan bu taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı; tanık deliline dayanmakla birlikte tanık listesi sunmayan ve ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın, kullanım halinde olduğu anlaşılan 1-3-5 ve 7 No.lu bağımsız bölümlerin halen kirada olup olmadığını, eğer kirada ise kim yada kimlerin kira gelirinden yararlandığını usulünce ispatlayamadığı, bu hale göre ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesinde belirtilen bedelle sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2024 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesi dava değerinden reddedilmiş, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Bilindiği üzere ecrimisil; malikin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir nevi haksız işgal tazminatıdır.
3. Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
4. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın, davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
5. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
6. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
7. 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava değeri 35.000,00 TL olarak gösterilmek suretiyle belirsiz alacak davası olarak açılmış olup yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuna göre mahkemece harcın tamamlanması yönünde süre verilmiş, davacı tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilerek taşınmazların ticari kullanıma haiz olduğu belirtilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılması istenmiştir. Bu halde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğu için kararın temyizi kabil olmadığından söz edilemeyeceği için temyiz isteğinin reddine yönelik ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
3. İşin esası yönünden yapılan incelemede; mahkemece yapılan keşifte dava konusu bağımsız bölümlerin fiili olarak ticari kullanımının olduğunun belirlenmiş olması karşısında, davacı vekilinin bu yöndeki itirazları da dikkate alınıp taraflardan ticari kullanımla ilgili emsaller istenmek suretiyle gerekli görüldüğü takdirde uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak rapor alınması ve ecrimisil miktarının belirlenmesi gerekirken konut amaçlı kira geliri üzerinden hesaplanan ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.