Karar Metni
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince (Kapatılan) Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar vermiştir.
İlk derece mahkemesi kararı bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 332 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar, aynen taksim istediklerini dile getirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kapatılan Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 19.06.2014 tarihli 2014/7126 Esas ve 2014/8239 Karar sayılı ilamıyla usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “332 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satış parasının dosyada bulunan tapu kaydı, mirasçılık belgeleri ve 07/06/2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda taraflara paylaştırılmasına” karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar; davacının hissesine düşen değeri ödemek istediklerini ancak davacının kabul etmediğini, muhdesat konusunda mahkemenin uyarıda bulunmadığını, bulunsaydı evlerin kendilerine ait olduğu, kat mülkiyetine geçmek sureti ile taşınmazın taksiminin mümkün olduğunu belirteceklerini, keşif sırasında A, B, C ve D harfleriyle belirtilen binalarla ilgili haklarının kararda belirtileceğini düşündükleri için dava açmadıklarını, davacının payına ivaz verilerek aynen taksimin mümkün olduğunu, imar barışı ile kat irtifakı kurulabileceğinin gözetilmediğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi davasında verilen kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%…) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
3. Değerlendirme
1. Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz üzerinde bir kısım davalılara ait olduğu tespit edilen yapılar bulunduğu ancak mahkemece kurulan hükümde satış bedelinin tapu kaydı, mirasçılık belgesi ve bilirkişi raporuna atıf yapılarak dağıtıldığı, yüzdelik oran kurulmadığı görülmüştür. Dava konusu taşınmazın tespit edilen toplam değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenerek muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşlara, geri kalan bedelin ise tapu kaydı ve mirasçılık belgelerindeki payları oranında tüm paydaşlara dağıtılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2. Öte yandan UYAP Takbis sistemi üzerinden temyiz incelemesi sırasında güncel tapu kaydı kontrol edilmiş, 13.06.2018 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22-a maddesi gereğince tapunun yenileme görerek pasif hale geldiği anlaşılmıştır. Pasif tapu kayıtları üzerinden infaza uygun olmayacak şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...